1 Aile Eğitimleri Viranşehir Rehberlik ve Araştırma Merkezi
2 Bir çocuğun en iyi eğitimcisi, kendi anne babasıdır.
3 Aile Eğitimi Seminer İçeriğiAile İçi İletişim Anne-Baba Tutumları Davranış Problemleri ve Çözüm Önerileri
4 A) Aile İçi İletişim İletişim: İletişim, dil kullanarak ya da kullanmaksızın insanlar arasındaki duygu, düşünce ve yaşantıların ifade edilme yöntemidir. İnsanlar günlük yaşamda karşılaştıkları sorunlarını çözümlemek için düşünce alışverişinde bulunurlar.
5 İletişim Engelleri 1. Emir Vermek, Yönlendirmek“yapacaksın.”/“Yapmak zorundasın.” 2. Tehdit Etmek (Gözdağı Vermek) “…..yapamazsın…..olur.”/“Ya yaparsın, yoksa…”
6 3. Yargılamak, Eleştirmek, SuçlamakSen zaten tembelsin. 4. Ad Takmak, Alay Etmek, Utandırmak “Koca bebek…”/”Geri zekalı.” 5. Konuyu Değiştirmek, İşi Alaya Vurmak, Şakacı Davranmak, Oyalamak “Unut…”/”Daha güzel şeylerden…”
7 İLETİŞİM ENGELLERİ VE ÇOCUK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİİletişim engelleri duygu, düşünce ve sorununu anlatmaya çalışan çocuğun susmasına, konuyu değiştirmesine ya da önemsenmediği duygusuna kapılarak kırılıp küsmesine neden olabileceği gibi savunucu bir tutum içine girmesine de neden olabilir.
8 İletişim Engellerinin Çocuk Üzerindeki EtkileriKorku, kaygı ya da direnç oluşturabilir. İsyankar davranışlara, söylenenlerin tersini yapmaya davet edebilir. Anne-babaya karşı düşmanca duygular beslemesine ve iletişimi kesmesine yol açabilir. Çocukta anlaşılmamışlık, incinme, suçluluk, aşağılanmışlık duygularına yol açabilir. Çocukta kendi sorunlarını çözmede yetersiz, aciz olduğu düşüncesine yol açabilir.
9 Kendisinin kötü olduğunu, sevilmediğini ve değersiz olduğunu düşünebilir.Genellikle kaçamak cevaplar vermesine yol açabilir. Sorunları ile mücadele etmek yerine onlardan kaçmak gerektiğini düşünebilir.
10 ANNE-BABA-ÇOCUK İLETİŞİMİNİ KOLAYLAŞTIRAN ETMENLEREbeveyn bireyin yetişmesinde ilk ve önemli etken olmaktadır. Diğer bir deyişle eğitimin ilk basamağı ailede başlamaktadır. Dolayısıyla sağlıklı iletişim becerilerine sahip bireylerin yetişmesi yine sağlıklı iletişim becerilerine sahip ebeveynlerle gerçekleşebilir.
11 Çocuğunuzla iletişim kurarken çok sabırlı olmalısınızKabul Dinleme Onun duygularını anladığınızı ifade etmelisiniz.
12
13 B) Anne-Baba Tutumları‘Bir çocuk için annesi ve babası dünyayı temsil eder. Çocuk, annesi ve babası nasıl davranıyorsa, dünyadaki herkesin de aynı davranacağını düşünür.’ M. Scott Peck
14 Çocuğun anne ve babasından aldığı iki temel şey vardır; sevgi ve eğitim. Her ikisinin de yetersiz veya aşırı aldığı durumlarda çocukta olumsuz davranışlar gözlemlenebilir. Anne babanın çocukla kurduğu iletişim, sevginin ifade ediliş biçimi anne baba tutumlarının belirleyici etmenlerindendir.
15 1)Aşırı Koruyucu ve Kaygılı Anne Baba TutumuSevgi fazladır disiplin yok denecek kadar azdır. Çocuğa sürekli müdahale ederler. Bebek gibi davranırlar. ‘Sen yapamazsın, daha küçüksün’ gibi engellemelerle karşılaşır. Çocuğun her istediğini anında yaparlar.
16 Bu tutumla yetiştirilen çocuklarda;Bağımlı kişilik fazladır. Dış denetim fazladır. Çocuk kendi başına karar vermede güçlükler yaşar. Çevreye uyum sağlayamaz. Korkular oluşur. Gelişim geriliği görülmektedir.
17 2) Aşırı Baskıcı ve Otoriter Anne-Baba Tutumuİçimde öyle sorunlar var ki ama babama anlatamıyorum. Bana kızmasından korkuyorum… Baskıcı bir tutum içerisindedirler. Çocuktan kesin itaat beklerler. Çocuk korku ile büyür. Çocuk sürekli eleştirilir.
18 Bu tutumla yetişen çocuklar;Uyumsuzluk görülür. Saldırgan davranışlar sergileyebilir. Yalan alışkanlığı kazanabilir. Kendini kabul etmede güçlük yaşayabilir. Utangaçlık gibi durumlar görülebilir.
19 3) Sınırsız Özgürlükçü Anne-Baba Tutumları;Bu anne-baba tutumunda aşırı hoşgörü vardır. Çocuğun her dediği yapılır. Evde patron çocuktur. Çocuğa aşırı düşkündürler.
20 Bu tutumla yetiştirilen çocuklarda;Doyumsuzluk vardır. Bencil, sorumsuz, kırılgan, her dediğinin anında yapılmasını ister. Sabırsızdır. Kötü, olumsuz davranışlarda bulunma gibi dikkat çekmeye yönelik davranışlar görülür.
21 4) Mükemmeliyetçi Anne-Baba TutumuMükemmeliyetçi aile tutumuna sahip aileler, her şeyin en iyisini çocuğundan beklerler. Kendi gerçekleştiremediği yaşantıları çocuk üzerinden gerçekleştirilmesini ister. Kapasitesinin çok üstünde eğitime tabi tutulur. Çocuğa bütün çocukça davranışlar yasaklanır. Arkadaş seçimi aileye aittir.
22 Bu tutumla yetişen çocuklar;Genellikle katı fikirlidirler. Her işte en iyi ve üstün olmak isterler. İstediği başarıyı yakalayamadıklarında aşağılık duygusu gelişir.
23 5) Tutarsız Anne Baba TutumlarıNeyin doğru neyin yanlış olduğunu ayırt edemezler. Tutumlar o anki psikolojiye göre şekillenir. Kendini onaylayan ebevyene yakın hissederken, kabul görmeyen ebeveyne öfke duyar. Bu tutumla yetişen çocuk; Güvensiz, şüpheci ve kararsız bir kişilik yapısı geliştirebilirler.
24 6) Olumlu ve Sağlıklı Anne Baba Tutumu;Çocuklara karşı hoşgörü ve destekleme vardır. Çocuklarına karşı sevgi doludurlar. Anne baba çocuğunu olduğu gibi kabul eder, Aile içinde güven ve şeffaflık vardır. Bu tutumla yetişen çocuklar; Sosyalleşmiş, arkadaş canlısı ve duygusaldırlar. Kendine ve başkalarına saygılı, yaratıcı ve bağımsızdır.
25 C) Davranış Problemleri1-DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE: Hiperaktif çocukları anlayabilmek için hayalimizde yeni, parlak fiyakalı bir araba canlandıralım. Bu arabanın şoförü arabayı gaza basarak yokuştan aşağı sürüyor, virajları tekerlekleri gıcırdatarak alıyor ve son sürat yoluna devam ediyor. Derken şoför arabayı durdurmak istiyor ama yavaşlatamıyor. Bu arabanın her şeyi var, ama frenleri yok. Araba her an yoldan çıkabilir. Hatta bir yerlere çapıp parçalanabilir.
26 Belirtileri; yönerge alamama, kendini kontrol edememe, problem çözümüne gidememe, davranışını değerlendirememe, düşünmeden hareket etmedir. Çocuğun dikkat süresi yaşının ve zekasının gerektirdiğinden daha kısa olmasıdır.
27 DEHB yaşamın dört alanını etkiler;Hareketlilik Dikkat Sosyal ilişkiler Duygusal yaşam
28 Nedenleri: 1. Doğuştan gelir. 2Nedenleri: 1. Doğuştan gelir. 2. Hamilelik, doğum ve erken çocukluk dönemlerindeki travmalar oluşumu hızlandırır. 3. Bazı vitaminlerin azlığı veya çokluğu, bazı gıda maddelerinin, çinko gibi eser elementler etkisi ile ilgili tartışmalar sürmektedir.
29 Ne Zaman Ortaya Çıkar: 1. Çoğunlukla 3 yaşından sonra kendini belli etmeye başlar, ancak okulun ilk yıllarında öğrenme sorunu ile dikkati çeker. 2. Bazılarında bebeklikle kendini belli eder. Uyku, yeme düzensizlikleri, huzursuz olma.
30 Ne Yapmalı 1. Bozukluk şüphesi olduğunda bir çocuk psikiyatrisine başvurmalı yaştan itibaren ilaç tedavisi uygulanmakta ve %80’in üzerinde başarı elde edilmektedir. 3. Okul Rehberlik Servisleri veya Rehberlik ve Araştırma Merkezleri ile işbirliği yapılmalıdır.
31 Anne – Baba Olarak Yapmanız GerekenlerÇocuğunuzun yapmakta zorluk çektiği şeyleri ve diğer çocuklardan farklı ve güçlü yanlarını belirleyiniz. Bu neler yapabileceğiniz konusunda size yol gösterecektir. Evde yaşayan herkes çocuğun sorununu tam olarak bilmelidir. Çocuğunuza karşı beklentilerinizi belirlerken aşırıya kaçılmamalı çocuğunuzu bıktırmamalısınız. Diğer çocuklarla kıyaslama yapmamalısınız.
32 Çocuğunuz sizi dinlemiyor gibi davranıyor sizi görmezden geliyorsa, göz teması kurun konuşmaya başlayın. Okul ödevlerini yaparken, çalışma süresini kısaltın, kısa aralar verin. Çocuğunuza açık kısa ve kesin yönergeler veriniz. Doktor, aile ve öğretmen işbirliği kurmaya ve sürdürmeye çalışın.
33 2-ÇALMA Çalma konusu, çocuklara, aile çevresinin çocuğa mülkiyet ve başkalarının mülkiyetine saygı göstermesi konusunda gerekli kavram ve alışkanlıkları öğretememesinden kaynaklanır. Her çalma olayını hırsızlık olarak görmemek gerekir. Ancak süreklilik arz ediyorsa ve alışkanlık haline getirmişse hırsızlık olarak görülebilir. Çalma bir uyum ve davranış bozukluğu belirtisi olarak kabul edilmeli ve bunun bir tehlike sinyali olduğu bilinmelidir.
34 İhtiyacı yokken, özel bir heyecan ve haz duymak için yapılan hırsızlığa kleptomani denilmektedir. Ruhsal bir hastalığın etkisiyle yapılmaktadır. Bunlar hastadır, menfaat için hırsızlık yapmazlar ve yaptıkları hırsızlıkları anlatmaktan haz duyarlar. Kesinlikle tedavi ihtiyaçları vardır.
35 Çalma Olayının ÖnlenmesiÇocuklara 7-8 yaşlarından itibaren düzenli olarak harçlık verilmelidir. Çocuklara başkalarının mülkiyetine saygı gösterilmesi öğretilmelidir. Anne baba iyi örnek olmalıdır.
36 3. ALT ISLATMA (ENORESİS)Altını ıslatmanın problem olabilmesi için 5 yaşından sonra en az ardışık olarak üç ay süreyle haftada iki kez ortaya çıkan bir sıklıkta olması gerekmektedir.
37 Genellikle aileler yatak ıslatmayı daha basit sorunlara indirgerler ve sorunun çözümünü direk çocuktan beklerler. Çocuğun sorununu tek başına çözmesi neredeyse imkansızdır. Çünkü alt ıslatma olayını çok nedenleri olabilir ve doğru yorum ile uygun tedaviyi bulabilmek için anne-babanın bu nedenlerin hepsini bir bir bulup çıkarması gerekir.
38 Genellikle çocuklar mesaneyi kontrol gerçekleştirinceye kadar ortalama olarak 2-3 yaşlarına kadar altlarını ıslatırlar. Gündüz kontrol 2, gece kontrol yaşları arasında kazanırlar. Alt ıslatma olayı sinir-kas gelişimindeki yetersizlik, mesanenin gelişmemesinden kaynaklanır. Bu da anne- babanın yetersiz tuvalet eğitimi verilmesinden kaynaklanır.
39 Nedenleri Kıskançlık, özellikle yeni bir kardeşin dünyaya gelmesi,Otoriter eğitim, sert anne baba tutumuna karşı protesto olarak, İlgisizlik, sevgisizlik ve ihmal durumlarında, Ağır ceza verilen durumlarda, Sinirli davranışlara, çocuğu korkutan davranışlara tepki olarak, Özürlü çocuklarda, tepki olarak alt ıslatma görülür. Maddi durumu zayıf ailelerde daha sık görülür. Çok erken yaşta (2 yaşından önce) tuvalet eğitimine başlayan ailelerde daha sık görülür.
40 Ailelerin Yaptığı Hatalar:Çocuğun zamanında tuvalete götürülmemesi ve altı ıslak şekilde bırakılarak çocukta pis kokuya karşı bir ilgi ve istek uyanması, Hastalık sırasında gösterilen aşırı özen gösterilip iyileştikten sonra bu özenin kesilmesi, Çocuğun alışık olmadığı şekilde sinirli hareketlerde bulunma, çocukta ani korkma ve ürkmeler oluşturmaktadır. Kardeşler veya arkadaşlar ile kıyaslama, Çocuğun sık sık üşütülmesi, Anne baba boşanmaları, babanın sık sık uzun süreli seyahatlere çıkması.
41 Ailelerin Alması Gereken Önlemler:Çocuğa doğduğu günden itibaren uygun bakım ve özen gösterilmelidir. Çocuk yeni kardeşi doğduğu zaman ihmal edilmemelidir. Bu çocukların, mümkün olduğu kadar sosyal etkinliklere katılımı sağlanmalıdır. Çocukların altını ıslatması için bir organik bozukluk varsa tıbbi açıdan tedavi ettirilmelidir.
42 Gündüzleri sıkışmadan tuvalete gönderilmemesiAltını ıslatmadığı günler ödül verilmelidir.
43 4-DIŞKI KAÇIRMA (ENKOPRESİS)Çocuğun kakasını tutma ve bırakma işlemini kontrol edebileceği yaşa gelmesine karşın, dışkısını kontrol edemeyerek altını kirletmesidir.
44 Nedenleri: Bağırsak yapısal bozukluklar, uygun olmayan ilaç kullanımı, diyet değişiklikleri, kabızlık neden olur. Tuvalet eğitimini ailenin zamanından önce vermesi ve eğitimine sert ve katı şekilde vermesi çocuk ebeveynlerine karşı bir direnme belirtisi olarak altına kaçırır. Annenin aşırı titizliğe düşkün olması, çocuğun sık sık temizlik kuralları yüzünden cezalandırılması çocuğun özgüvenini azaltır, bu da altına kaçırmaya yol açar.
45 Ölümler, ayrılıklar, okula başlama, hastalanma veya bir türlü dışa vurulamayan saldırganlık duygusu bu yolla dışa vurulabilir.
46 5) Tırnak Yeme Tırnak yeme bir güvensizlik belirtisi olarak kabul edilir. Aile içinde aşırı baskılı ve otoriter bir eğitimin uygulanması, Çocuğun sürekli azarlanması ve eleştirilmesi, Kıskançlık, yetersiz ilgi, sıkıntı, gerginlik, Çocuğun karşılaştığı ve çözemediği korku, kaygı ve endişeler, Aşağılık duygusu, arkadaşlarının ilgisizliği,
47 Önlenmesi Çocuğu üzen durumu bulup ortadan kaldırmalı, onun dikkati dolaylı olarak başka bir yöne kaydırılmalıdır. Heyecanlı anlarda sakız çiğnetmek, TV, sinema seyrederken ağzını meşgul edecek yiyecekler verilmelidir. Yumuşak bir üslupla yargılamadan eleştirmeden tırnak yemenin sağlık açısından hoş bir şey olmadığı anlatılmalıdır.
48 6) YALAN SÖYLEYEN ÇOCUKLARYalan, bir hatayı gizlemek amacıyla bir girişimde bulunmaktır. Bu girişim sözle olabileceği gibi jest, yazı ve susmayla da olabilir. İnsanlar yalancı doğmazlar ama yalan söylemenin öğrenildiği bir gelişim süreci yaşarlar. 5 yaşına kadar çocukların söylemiş olduğu yalandan endişe etmeye gerek yoktur. Gerçeğe sadık kalma çocukta zamanla gelişen bir olgudur.
49 Nedenleri Yalancılık olayı çevresel ilişkilerle birlikte ele alınmalıdır. Öncelikle çocukta yalancılığın gelişmesini kolaylaştıran nedenler bulunması gerekir. Çocuğa yalanı öğrenmesini kolaylaştıran diğer bir yol da taklittir. Yalan söylemeyi taklit yoluyla öğrenen çocuk öncelikle yalanın ona bazı olanak ve avantajlar sağladığını saptar. Aşağılık duygusu, suçluluk duygusu, saldırganlık, kıskançlık, korku, çekingenlik, baskı görme çocuğu yalana itmektedir.
50 Yalanın Psikolojik Nedenleri✽ Çocuğun sevgi ve ilgi ihtiyacının anne-baba tarafından yeterince karşılanamaması, ✽ Çevresindeki insanların kötü örnek olması, ✽ Çocuklar arasında kıyaslanma yapılması, ✽ Çocuğa gücünün üzerinde sorumluluk verilmesi, ✽ Çocuğun yaptığı hatalar sonucu sert cezalar verilmesi.
51 Yalanın Önlenmesi: Çocuğa güvenmek, onu her hatasında cezalandırmamak, karşılıklı güven hislerini geliştirmek suretiyle yalanlardan korunmak mümkündür. ✰ Anne-baba, öğretmen yalan söylemekten kaçınmalıdır. ✰ Çocukların istenmeyen davranışlarına mümkün olduğu kadar yumuşak ve hoşgörülü davranılmalıdır. ✰ Çocuklardan yapamayacakları şeyler istenmemelidir. ✰Özellikle küçük çocuklar yalan söyledikleri zaman cezalandırılmamalıdır. ✰ Çocuklar, başka çocuklar ile kıyaslanmamalıdır. ✰ Sık sık çocuklarla sohbet ederek ilgi ve beklentileri öğrenilmeli ve dikkate alınmalıdır.
52 7) OKUL FOBİSİ Okul fobisi, kuvvetli bir endişe nedeni ile çocuğun okula gitmeyi reddetmesi ya da bu konuda isteksiz olmasıdır. Okul fobisi olan çocuklar, okula gitmemek için mide bulantısı, karın ya da baş ağrısı gibi bedensel şikayetlerde bulunurlar. Okul korkusu her çocukta rastlanan bir durum olmayıp, ortaya çıkması halinde çocuğun okul başarısını alt üst edebilir.
53 Nedenleri Çocuğun anne-babasının yokluğunda kendisine ya da anne babasına bir şey olacağına korkması, Boşanma, anne ya da babanın başka biriyle evlenmesi veya maddi sorunlardan kaynaklanan stresli bir ev yaşamı, Yeni bir kardeşin doğumu, taşınma, hastalık, yakın birinin ölümü gibi stres faktörünün olması, Annenin çocuğunun okula başlamasına ilişkin endişelerini yansıtması, Asıl korkulan şey okul değil evden, anneden ayrılmaktır. Anne-babanın kendilerine ve çocuklarına bir şey olacağı konusunda yoğun kaygı duyması çocukta da kaygı ve korku yaratır.
54 Yetersiz uyku çocukluk çağında bitkinliğin en önemli nedenlerinden biridir. Çok geç yatıp çok erken kalkan çocuklar yeterince dinlenemezler. Sabah yorgunluğu okuldan kaçmaya sebep verebilir.
55 Önlenmesi: ❀ Anne babanın çocuğa karşı duydukları endişeleri gizlemeleri gerekir. ❀ Kardeşleri ve arkadaşlarıyla kıyaslama yapılmaması gerekir. ❀ Öğretmeni ile sıkı bir işbirliğine gidilerek sınıf içi olumsuz faktörlerin (oturma şekli, arkadaş grubu) giderilmesi gerekir. ❀ Çocuk korkularını açığa vurdukça ve okuldan korksa da gitmeye devam ediyorsa övülmeli, ödüllendirilmelidir. ❀ Boş zaman ve oyun becerileri kazandırarak anne-babaya bağımlılık azaltılabilir.
56 Annelerin okula gelmeleri ve çocuk kendini rahat hissedinceye kadar kısa bir süre sınıfta oturmaları sağlanabilir. Çocuk sınıfa girmiyorsa bile okuldan uzak kalmamalı, belli bir süre okul bahçesinde ya da öğretmenler odasında bekletilmelidir.
57 Viranşehir Rehberlik Araştırma Merkezi Rehberlik Birimi