KÜRESEL ISINMA VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

1 KÜRESEL ISINMA VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİT.C. SAĞLIK BAKANLIĞ...
Author: Şebnem Yiğit
0 downloads 9 Views

1 KÜRESEL ISINMA VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİT.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Çevre Sağlığı Daire Başkanlığı Dr. Bige SURLU

2 Dünya yüzeyinin 140 yıllık değişimi Yıllık hava ve deniz sıcaklıklarındaki anormallikler 1861-2002

3

4 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İklim değişikliği küresel ısınmanın sonucudur.Bu durum insan faaliyetlerinden kaynaklanmıştır. Ülkelerin gelişimlerinin sağlanmasında enerji kullanımı temel unsurdur. Toplumların artan refah beklentileri ile belirlenen ekonomik kalkınma hedeflerinden taviz verilmeden iklim değişikliği ile mücadele konusunda ikilemler yaşanmakta, Siyasi karar alıcılardan ise ekonomik büyüme, enerjiye olan gereksinim göz ardı edilmeksizin sorunla mücadelenin yollarını bulmaları beklenmektedir.

5 ULUSLARARASI FAALİYETLERIPCC: Hükümetler arası iklim değişikliği paneli 1998 yılında Dünya Meteoroloji Örgütü ve Birleşmiş Milletler Çevre programı tarafından kurulmuştur. Kuruluş amacı: siyasi karar alıcılara ve iklim değişikliği konusuyla ilgilenenlere bilgi kaynağı oluşturmaktır. Panelin hazırladığı raporların gücü bilimsel değerlendirmelerin hükümet temsilcilerinin sıkı denetiminden geçerek hükümetlerce onaylanmasından ileri gelmektedir.

6 ULUSLARARASI FAALİYETLERIPCC’nin Birinci Değerlendirme Raporu (1990) sonucunda 1992 yılında BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) Rio de Janerio’da kabul edilip 1994 yılında yürürlüğe girmiştir. Sözleşmeye halen aralarında ülkemizin de bulunduğu192 ülke ve AB taraftır. Sözleşmenin yasal bağlayıcılığı olmasa da BM üyesi ülkeleri sera gazı salınımlarını azaltmaya, araştırma ve teknoloji üzerinde işbirliği yapmaya sera gazı rezervuarlarını korumaya teşvik etmektedir.

7 ULUSLARARASI FAALİYETLERBu sözleşme ile ülkemize Ek-1( sanayileşmiş ülkeler ile beraber tarihsel sorumluluk çerçevesinde sera gazları salınımını azaltması) ve Ek-2 ile gelişmekte olan ülkelere iklim değişikliğine uyum sürecinde teknik ve maddi yardım sağlama yükümlülüğü doğmuştur. Ülkemiz yılları arasındaki süreçte Ek 1 ve 2 den çıkmak üzere girişimlerde bulunmuş olup 2001 yılında Ek 2 den çıkmamız buna karşılık olarak Ek 1 de özel statüde yer almamız hususundaki önerisini gündeme getirmiştir. 28 Haziran 2002 tarihinde 26/CP/7 sayılı Karar ile ülkemiz Ek 2 den çıkarılmış olup özgün şartları taraflarca tanınmıştır.

8 ULUSLARARASI FAALİYETLERIPCC’nin İkinci Değerlendirme Raporunda (1995) yılında kabul edilen Kyoto Protokolü (KP) müzakerelerine temel sağlayan veriler bulunmaktadır. Bugün protokole taraf olan ülke sayısı 174 tür Ayrıca AB de protokole taraftır.

9 ULUSLARARASI FAALİYETLERKP ülkelerin ortak fakat farklılaştırılmış sorumlulukları, ulusal kalkınma öncelikleri ve özel koşulları göz önünde bulundurularak öncelikli olarak gelişmiş ülkelerin sera gazları salımlarını azaltmaları yönünde bağlayıcı yükümlülükler getirmektedir. KP nün ilk yükümlülük dönemi olan yılları arasında sözleşmenin Ek-1 ülkelerinin sera gazı salımlarını 1990 yılına göre toplam % 5.2 oranında azaltmaları öngörülmüştür.

10 ULUSLARARASI FAALİYETLERProtokolün Ek-A ve Ek-B olmak üzere iki eki bulunmaktadır. Ek-A da kayıtlı listede salımlarının azaltılması gereken altı temel sera gazı ve kaynaklandığı sektörler yer almaktadır. Ek-B listesinde ise protokolün müzakereleri sırasında BMİDÇS’ne taraf olan Ek-1 ülkelerinin sayısal sera gazı salım indirimi ve kontrollü salım hedeflerine yer verilmektedir.

11 ULUSLARARASI FAALİYETLERÜlkemiz KP müzakere edildiği dönemde ve imzaya açıldığı tarihte henüz sözleşmeye taraf olmadığı için Protokolün müzakerelerine katılmamış bu nedenle de Ek-1 ülkesi olmasına rağmen bir salım hedefiyle Protokolün Ek-B listesine girmemiştir.

12 ULUSLARARASI FAALİYETLERIPCC’nin Üçüncü Değerlendirme Raporu (2001) ile BMİDÇS ve KP kapsamındaki çalışmaların gelişmesi için bilgi kaynağı oluşturulmuştur. IPCC’nin Dördüncü Değerlendirme Raporu 2007 yılında tamamlanmıştır. Bu rapor ile küresel iklim değişikliğinin sadece sosyo-ekonomik sonuçları olan bir çevre sorunu olmayıp küresel güvenliğe, insan neslinin sürdürülebilirliğine bir tehdit oluşturduğu vurgulanmıştır.

13 BALİ EYLEM PLANI BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 13. Taraflar Konferansı (COP13) ve Kyoto Protokolü’nün 3. Taraflar Buluşması(COP/MOP3), Aralık 2007 tarihleri arasında Bali’de gerçekleştirilmiştir. BMİDÇ Sözleşmesi’nin etkin şekilde uygulanabilmesi için sözleşmeye üye ülkeler tarafından 1995 yılından itibaren “Taraflar Konferansı (COP)” olarak adlandırılan toplantılarda süreç değerlendirilmekte ve kararlar alınmaktadır.

14 BALİ EYLEM PLANI Bali Konferansında resmi olarak 3 farklı toplantı gerçekleştirilmiştir. 1. Taraflar Konferansı (COP13) 2. Yardımcı Organlar Toplantısı (SBSTA/SBI) 3. Taraflar Buluşması (COP/MOP3) 1 ve 2 numaralı toplantılara BMİDÇS’ye taraf olan bütün ülkelerin temsilcileri katılabilirken, 3 numaralı toplantılara sadece Kyoto Protokolü’ne taraf olan ülkelerin temsilcileri katılmış, diğer ülkeler ise bu toplantıları gözlemci statüsünde izleyebilmiştir.

15 BALİ EYLEM PLANI COP13’te Türkiye; Çevre ve Orman Bakanlığı, Müsteşarı Prof. Dr. Hasan Z. Sarıkaya, başkanlığında, Çevre ve Orman Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi, Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve TEMA Vakfı temsilcilerinden oluşan 24 kişilik bir heyetle temsil edilmiştir.

16 BALİ EYLEM PLANI Bali’de, süresi 2012’de dolacak Kyoto Protokolü’nün yerini alacak yeni anlaşma belgesinin oluşturulması için 2 yıllık bir müzakere sürecinin başlatılması hedeflenmiştir. 2 sene sürecek müzakerelerden sonra 2009'da küresel iklim değişikliğine karşı dünya çapında yeni bir anlaşma hazırlanması kararlaştırılmıştır.

17 BALİ EYLEM PLANI Bali Eylem Planı’nda, Avrupa Birliği gelişmekte olan ülkelerle etkin işbirliği içinde yer alabileceklerini belirtmiştir. Ayrıca, Ek-1 Dışı ülkeler (Çin, Meksika, G.Kore,Brezilya,İsrail, Uruguay) 1990 yılından bu yana ilk defa sera gazı salımlarının azaltılması yönünde bir adım atabileceklerini söylemişlerdir.

18 BALİ EYLEM PLANI Kabul edilen Bali Eylem Planı’nda, IPCC’ nin 4. Değerlendirme Raporu’na atıfta bulunularak, 21. yüzyılın sonunda atmosferdeki sera gazı birikimlerinin 450 ppm değerinin altında kalması, bunun için de Ek-1 ülkelerinin 2020 yılındaki salımlarının 1990 düzeyinin en az %25–40 altına çekmeleri, diğer ülkelerin de salımlarında ciddi azaltmalara gitmeleri gerektiği yer almıştır. Bali Eylem Planı, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne (UNFCCC) taraf ülkelerce kabul edilmiştir.

19 BALİ EYLEM PLANI Toplantılarda ayrıca karbon salımı ve sıcaklık artışlarını sınırlayacak uzun vadeli bir hedef belirlenmesi, Başta iklim değişikliğine yol açtığı düşünülen sera gazlarının en büyük üreticisi olan ABD olmak üzere gelişmiş ülkelerin daha ciddi sınırlamalara ikna edilmesi, Çin, Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerin daha adil ve etkili katkıda bulunması, karbon pazarlarının genişletilmesi, Temiz teknoloji imkanlarının araştırılması ve paylaşımları konusunda işbirliği, İklim değişikliğinin yarattığı risklerden en olumsuz şekilde etkilenecek ülkelerin iklim değişikliğine uyum sağlamalarına yardım için kaynak temini ve ormanların korunması ve geliştirilmesi gibi konular da ele alınmıştır.

20 BALİ EYLEM PLANI Bali Eylem Planı çerçevesinde ortaya çıkan durumun Türkiye için anlamı: “Bali Eylem Planı sonucunda ortaya çıkacak olan yeni anlaşma büyük olasılıkla Kyoto Protokolü’nü ortadan kaldırabilir; dolayısıyla Türkiye’nin bu geçen süre içinde Kyoto Protokolü’ne taraf olmasına gerek kalmamış da olabilir” şeklinde bir yaklaşım gündeme gelmiştir ki bu çok doğru bir yaklaşım değildir.

21 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ Ülkemiz ilke olarak Kyoto Protokolü ilkelerine katılmaktadır. Ancak Protokolün getirdiği yükümlülükleri kabul etmek ülkemizin gelişim sürecini olumsuz etkileyeceği gibi bugüne kadar olan tarihsel sürece de haksızlık etmek olacaktır. Var olan gelişmeler uluslararası süreçte dünyanın iklim değişikliği konusuna yaklaşımının Kyoto Protokolü ve Bali Eylem Planında alınan kararlar doğrultusunda iki ayrı koldan yürütüleceğini göstermektedir.

22 AVRUPA BİRLİĞİ VE İKLİM DEĞİŞİKİĞİAvrupa Birliği uluslar arası platformlarda KP nün en büyük siyasi savunucusu olmuşlardır. Birliğe üye ülkeler olarak 2020 yılına kadar sera gazı salımlarını 1990 yılı seviyelerine göre toplam % 20 oranında azaltmayı kabul etmişlerdir.

23 TÜRKİYE VE İKLİM DEĞİŞİKİĞİÜlkemizin AB ile tam üyelik müzakereleri kapsamında çevre faslına ilişkin olarak AB, ülkemizin AT nun taraf olduğu tüm uluslararası sözleşmelere taraf olmasını beklemektedir. Bu da ülkemizi KP Ek-B ye girmesi anlamını da getirmektedir.

24 AVRUPA BİRLİĞİ VE İKLİM DEĞİŞİKİĞİAB ve Ortak Dış Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Javier Solana ve AB Komisyonu tarafından Mart 2008 tarihlerinde Brüksel’de düzenlenen AB Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesine sunulan “İklim Değişikliği ve Uluslar arası Güvenlik” başlıklı raporda öne çıkan hususlar şunlardır: İklim Değişikliği Hükümetler arası Panelinin son raporunda yer alan bulgulara göre, 2050 yılı itibari ile CO2 salımları 1990 yılı düzeylerinin yarısına indirilse bile sıcaklıklarda 2 derece artışın önlenmesi mümkün olmayacağı,

25 AVRUPA BİRLİĞİ VE İKLİM DEĞİŞİKİĞİBu artışın üzerinde oluşabilecek sıcaklıkların önceden belirlenemeyen senaryolar çerçevesinde geri dönüşü olmayan iklim değişikliği olaylarına yol açabileceği göz önünde bulundurulduğunda, Anılan senaryoların oluşmasının engellenmesinin yanı sıra Önlenemeyen durumlara uyum sağlanması amacıyla “çatışma önleme politikaları”nın kapsamına iklim değişikliği ile ilgili konuların da alınması, İklim değişikliğinin halihazırda zayıf ve çatışmalara açık ülkeleri ve bölgeleri, AB’nin çıkarlarını olumsuz etkileyecek şekilde tehdit altında bırakacağı,

26 AVRUPA BİRLİĞİ VE İKLİM DEĞİŞİKİĞİRaporda iklim değişikliğinin 7 ana konu üzerinde olumsuz etkilerinin olacağı, 1-Doğal kaynaklar üzerinde çatışma: Dünyanın bir çok bölgesinde halen ekilebilir arazilerin yok olması, Gıda ve balıkçılık kaynaklarının azalması, Giderek artan şiddetteki seller ve uzun süreli kuraklık çerçevesinde oluşan iklim değişikliği sonucunda, Yağış şekil ve sürelerinin değişikliğe uğrayacağı ve Bazı bölgelerde su kaynaklarının yüzde azalacağı, bu durumun halklarda huzursuzluğa yol açacağı, Söz konusu kaynaklara erişimin siyasileştirildiği yerlerde mevcut çatışmaları alevlendireceği

27 AVRUPA BİRLİĞİ VE İKLİM DEĞİŞİKİĞİ2-Kıyı şehirleri ve hassas konumdaki alt yapı: “Business as usual” anlayışı ile yürütülen politikalara devam edildiği takdirde dünya ekonomisine yılda gayrisafi küresel hasılanın yüzde 20 sine mal olacağı, 3-Toprak Kaybı ve sınır anlaşmazlıkları: Büyük toprak alanlarının ve küçük ada devletlerinin su altında kalması ve denizcilikle ilgili kıta sahanlığı vd konuların BM Deniz Hukuku Sözleşmesi vd uluslararası hukuk kurallarının yeniden incelenmesi çerçevesinde bölgesel ve sınır anlaşmazlıklarının çözümü açısından ele alınması,

28 AVRUPA BİRLİĞİ VE İKLİM DEĞİŞİKİĞİ4-Zayıflık ve radikalleşme: Hükümetlerin, ülkelerindeki nüfusların tümünün iklim değişikliği ile ilgili ihtiyaçlarını karşılayamamalarının ülkeler içinde farklı etnik köken ve dini gruplar arasında gerginliklere ve siyasi radikalleşmeye yol açabileceği, bu durumun ülkeleri hatta bölgeleri istikrarsızlığa sürükleyebileceği, 5-Enerji tedariği üzerinde baskı Başlıklı bölümde petrol ve gaz üreticisi ülkelerin, halihazırda önemli sosyal, ekonomik ve demografik sorunlarla karşı karşıya olduğu ve bu bağlamda istikrarsızlığın artmasının muhtemel olduğu, enerji arz güvenliğinin tehlikeye düşmesi durumunda, yeniden geniş çaplı nükleer enerji kullanımına dönülmesinin çevresel kaygıları arttıracağı,

29 AVRUPA BİRLİĞİ VE İKLİM DEĞİŞİKİĞİ6-Uluslararası yönetişim üzerinde baskı başlıklı bölümde uluslararası toplumun iklim değişikliğinin yarattığı tehditlere karşı gerekenleri yapmadığı takdirde kendisinin de risk altına gireceği ve böylece iklim değişikliğinden en fazla sorumlu olan ülkelerle, söz konusu değişiklikten en fazla etkilenen ülkeler arasında kızgınlığın alevlenmesi sonucunda hem ulusal hem uluslararası siyasi gerilimlerin artabileceği,

30 AVRUPA BİRLİĞİ VE İKLİM DEĞİŞİKİĞİ7-İklim değişikliğinin belirli bölgelerdeki olabilecek etkileri: nin işlendiği bölümde “Orta Doğu” başlığı altında, Arap dünyasının kullandığı su kaynaklarının yaklaşık üçte ikisinin anılan sınırlar dışından geldiği (Fırat-Dicle ve Nil Nehri) Ürdün ve Yarmuk nehirlerinin akışlarında İsrail, Filistin toprakları ve Ürdün’ü etkileyecek önemli miktarda azalma beklendiği, İsrail’deki su kaynaklarının bu yy. içinde yüzde 60 azalabileceği, Türkiye, Irak, Suriye su kaynaklarında ciddi azalma beklendiği vurgulanmaktadır. Sonuç: İklim Değişikliği uluslararası ilişkilerde kilit unsurlardan biri haline gelecektir.

31 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ Türkiye İklim Değişikliği Birinci Ulusal Bildiriminde yer alan bölgesel iklim modelinin ilk sonuçlarına göre ülkemizde: Kötümser olan A2 senaryosunun kullanıldığı model sonuçlarına göre, Aynı dönem için ülkemiz genelinde yıllık ortalama sıcaklıklarda 2-3 C° dolayında artış olacaktır. Kış mevsiminde sıcaklıklar ülkemizin doğusunda daha fazla artış gösterecek, yaz mevsiminde ise bunun tersi olacak ve sıcaklıklar ülkenin batı bölgesinde doğuya nazaran 3-4 C° daha yüksek olacaktır.

32 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ A2 senaryo ailesi heterojen bir dünya tanımlamıştır.Yerel değerlerin daha fazla korunduğu; bölgeler arası doğurganlık oranı farklılıklarının devam edeceği, buna bağlı olarak nüfusun sürekli artacağı öngörülmektedir. Bölgesel bir odaklanma ile ekonomik kalkınma girişimlerinin devam edeceği bu senaryo ailesinde teknoloji ve gelir dağılımında yakınsama en düşük seviyede olacaktır.

33 ÖZET İklim Değişikliğinin Potansiyel EtkileriKuraklık ve su sıkıntısı Dünyadaki canlı türlerinin yüzde 30'unun yok olma tehlikesi Bazı bölgelerde tarımın olumsuz etkilenmesi Yiyecek sıkıntısı Göçler Salgın Hastalıklar Erken yaşlanma Doğumsal hastalık artışı

34 KÜRESEL ISINMA İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ Dolaylı Etkilerİshal ve Diğer Bulaşıcı Hast. İnsidansında Artış Su ve Besin Kaynaklarının Yerel Ekolojilerinde Değişme İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ Su Kaynaklarının Azalması Otlak Alanlarının Azalması Dolaylı Etkiler GÖÇLER Çölleşme Tahıl Üretim Alanlarında Azalma Doğrudan Oluşan Etkiler Ekosistem Değişiklikleri Buzulların Erimesi İle Deniz Suyunun Termal Genişlemesi Deniz Seviyesinde Yükselme Sularda Tuzlanma Diğer Aşırı Hava Olaylarının Sıklık ve Şiddetindeki Değişiklikler Sıcak Dalgalarına Bağlı Ani Hastalık ve Ölümler Vektörlerin Yaşam Alanlarında Artış ve Değişim Hastalık Etkenlerinin Virulansında ve Çoğalma Hızında Artış Kıyı Ekosisteminin Bozulması Vektör Kaynaklı Hastalıklarda Artış Yeniden Başkaldıran Hastalıklar Sıcaklık Uç Değerlerine Bağlı Hastalık ve Ölümler Su ve Gıda Kaynaklı Bulaşıcı Hastalıklarda Artış Arbovirus Enfeksiyonları Sıtma Tbc Sifiliz HIV Viral Ensefalit Dang Ateşi Kaynak: Prf. Dr. Çağatay güler

35 Ülkemiz ve komşu ülkelerle ilgili olarak, meteorolojik tahmin verileri İklim Değişikliği ve Küresel Isınmanın İnsan Sağlığı Üzerinde Ortaya Çıkarabileceği Olumsuz Etkileri Önlemeye Yönelik Alınması Gereken Tedbirler Konuyla ilgili somut ve net değerlendirilme yapılması için önümüzdeki on yıl, yirmi yıl ve otuz yıl için: Ülkemiz ve komşu ülkelerle ilgili olarak, meteorolojik tahmin verileri Karşılaşılabilecek sıcaklık uç değerleri Ülkemizde hangi kültür ürünlerinin ne oranda etkilenebileceği Hangi canlı türlerinin etkilenebileceği Su kaynaklarındaki değişimin ne olacağı Bu dönemlerdeki il nüfusları vb. ile ilgili tahminlerin, bölge ve iller bazında senaryo esası ile belirlenmesi Bu veriler ışığında İklim değişikliğinin bir süreç olarak algılanarak teknik çalışmanın gerçekleştirilmesi

36 Sağlıkta Türkiye’deki Bilimsel Araştırmaların Durumu ve EksiklerÜlkemizde iklim değişikliği ve sağlık etkileri arasındaki bağı kurmaya yönelik çalışmaya ulaşılamamıştır. İklim değişikliği konusunda Prof. Dr. Çağatay Güler’in yönlendirilmesiyle Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Songül Acar Vaizoğlu ve GATA Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Ö. Faruk Tekbaş 1999 yılında London School of Tropical Hygiene’de açılan “İklim Değişikliği ve İnsan Sağlığı ileri Çalışma Kursu”na (Climate Change and Human Health Advanced Study Courses) gönderilmiştir. Ülkemizde iklim değişikliği ve sağlık konusunda eğitim görmüş sadece bu iki öğretim üyesi bulunmaktadır.

37 Sağlık-Uyum ihtiyaçlarıİklim değişikliği ve sağlık konusunda eğitim görmüş öğretim üyeleri ve diğer ilgili öğretim üyelerinin de katkılarıyla “iklim değişikliği ve sağlık konusunda” eğitim görmüş sağlık personeli sayısı artırılmalıdır. Tıp fakülteleri programına iklim değişikliği ve sağlık konusunu işleyen dersler eklenmelidir. Sağlık bilimleri ile ilgili enstitülerde iklim değişikliği ve sağlık konulu bilim uzmanlığı ve doktora programları açılmalıdır. Konuyla ilgili tüm araştırmaların birbirini tamamlayacak biçimde yönlendirilmesine çalışılmalıdır. Araştırmalar sorunların belirlenmesinin yanı sıra uygun çözüm önerileri de getirecek biçimde planlanmalıdır. Araştırmacılarca konuyla ilgili verilere kolayca ulaşılabilmesini sağlayacak bir veri tabanı kurulmalıdır. Ülkemizle aynı iklimsel değişiklik sorunlarını yaşayacak diğer ülkelerle işbirliği olanakları araştırılmalıdır.

38 İklim Değişikliği Meclis Araştırma Komisyonuna Sağlık Bakanlığının Getirdiği Önerilerİklim değişikliğinin sağlık üzerine etkisinin değerlendirilmesi bir politika olarak benimsenmeli; bu alanda araştırmalar yapılmalı ve buna karşı önlemler sağlık politikalarına yansıtılmalıdır. İklim değişikliği kaynaklı etkilere uyum planlarının ve stratejilerinin geliştirilmesi ve önceden hazırlık yapılması gerekmektedir. Gerekli tedbirlerin alınabilmesi için kurumlar arası koordinasyon sağlanmalı, acil durum ve afet planları hazırlanmalıdır. Yaşlılar ve çocuklar gibi risk gruplarının sağlık hizmetinden öncelikle yararlanabilmesi için hazırlıklar yapılmalıdır.

39 İklim Değişikliği Meclis Araştırma Komisyonuna Sağlık Bakanlığının Getirdiği ÖnerilerÜlkemizde halen ilaç hammaddesi olarak kullanılan endemik bitkiler belirlenmeli, öngörülen iklim değişikliği durumlarında bunların varlığının tehlikeye düşüp düşmediği, korunmaları için yapılması gerekenler belirlenmelidir. Ülkemizin gelecekte iklim değişikliğine bağlı göç dalgalarının etkisinde kalıp kalmayacağı, bu göç dalgalarına karşı takınılacak tutum, bunların yaratabileceği sağlık sorunları senaryo esaslı olsa da değerlendirilmelidir. İklim değişikliğine bağlı gıda ve beslenme sorunları çıkıp çıkmayacağı değerlendirilmelidir. Beslenme yetersizliği sorunlarının çözümüne yönelik önlemler kararlaştırılmalıdır. Ulusal gıda ve beslenme politikaları belirlenmelidir.

40 İklim Değişikliği Meclis Araştırma Komisyonuna Sağlık Bakanlığının Getirdiği Önerilerİklim değişiklikleri ve sağlık konusunda yapılacak araştırmalara kaynak sağlanmasına yönelik düzenlemeler yapılmalıdır. Ülkemizde yeni görülmeye başlayan ve daha önceden baskılanmış olduğu halde yeniden sorun olmaya başlayan hastalıklarla ilgili kayıt sistemi etkinleştirilmeli ve bunların iklim değişiklikleriyle bağlantısını kurmaya yönelik modeller geliştirilmelidir. Sözgelimi sıtmanın endemik olduğu bölgelerin değişip değişmeyeceği, yeni risk alanlarının ortaya çıkıp çıkmayacağı, çıkması durumunda hangi önlemlerin alınacağı belirlenmelidir.

41 İklim Değişikliği Meclis Araştırma Komisyonuna Sağlık Bakanlığının Getirdiği Önerilerİklim değişikliğine bağlı olarak yeni hastalık taşıyıcı böcek türlerinin üreyip üremeyeceği, Bunları avlayan diğer canlıların durumunun ne olacağı araştırılmalıdır. İklim değişikliğinin ülkemiz tatlı su kaynaklarını etkileyip etkilemeyeceği, bunların topluma su sağlanmasıyla ilgili kısıtlılıklara yol açıp açmayacağı, bu durumda ne gibi önlemlerin alınacağı belirlenmelidir. Yeni hastalık taşıyıcı vektör ve kemirici türleriyle ilgili etkin mücadele yöntemleri kararlaştırılmalıdır.

42 İklim Değişikliği Meclis Araştırma Komisyonuna Sağlık Bakanlığının Getirdiği ÖnerilerSu kısıtlılığının yaratabileceği salgın olasılıkları değerlendirilmelidir. Ülkemiz su kaynakları ile ilgili yetersizlikler söz konusu olabilecekse alternatif çözüm önerilerinin neler olabileceği kararlaştırılmalı, tuzlu su arıtım teknolojisi başta olmak üzere ilgili teknolojik gelişmelere yönelik ar-ge çalışmaları arttırılmalıdır. Isınma sorunları olacaksa bina yalıtımı ve etkin havalandırma ile ilgili düzenlemeler kararlaştırılmalıdır. Etkin yalıtım kapalı ortam hava kirliliği ile ilgili sorunların çıkmasına neden olabilecektir. Kapalı ortam kirliliğine yönelik olarak alınacak önlemler kararlaştırılmalıdır.

43 İklim Değişikliği Meclis Araştırma Komisyonuna Sağlık Bakanlığının Getirdiği ÖnerilerAşırı güneş etkilenimine bağlı malign melanoma ve cilt kanserine yönelik olarak alınacak önlemler belirlenmelidir. Sıcaklıkla ilgili hastalıkları izlemeye yönelik kayıt sistemi kurulmalıdır. Ültraviyole etkilenimiyle ilgili vaka-kontrol ve kohort araştırmaları yapılmalıdır Konuyla ilgili toplum eğitim politikaları belirlenmelidir. Kıtlık, hava olayları vb. afet planlamaları yapılmalıdır. Afet durumlarında sigorta maliyetinin karşılanmasına yönelik politikalar belirlenmelidir.

44 S.B. Konuya İlişkin FaaliyetleriTürkiye’de sıcak hava dalgaları konusunda henüz hayata geçirilmiş bir acil durum planı olmamakla birlikte, ülkemiz acil durum yönetiminde tecrübeli ve etkin bir organizasyona sahiptir. Vatandaşların uygun mekanizmalarla uyarılması ve bilgilendirilmesi konusunda kurumlar arası işbirliği mevcuttur. Çocuk ve yaşlıların korunma ve bakımına yönelik geleneksel avantajlarımız vardır (aile, yakın çevre, organizasyonlar).

45 S.B. Konuya İlişkin FaaliyetleriKüresel ısınma ve iklim değişikliğinin insan sağlığı üzerine etkilerinin değerlendirilmesi ve alınması gereken önlemlerin tespiti amacıyla Bakanlığımız bünyesinde “İklim Değişikliğinin İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri Bilimsel Danışma Komisyonu” kurulmuş olup ilk toplantısını tarihinde yapmıştır. Toplantıda MEB ile koordinasyon içinde öğretmenlere hizmet içi eğitim yapılması, konu hakkında öğrencilerin eğitilmeleri planlanmıştır. Halen “İklim Değişikliği” kavramı Milli Eğitim Kitaplarında bulunmakta olup, bu konuda öğrencilere gerekli eğitim verilmektedir.

46 S.B. Konuya İlişkin Faaliyetleri-Projeler“İklim değişiklikleri ile ilişkili olan enfeksiyon hastalıklarının coğrafi bilgi sistemi yardımı ile risk haritalarının oluşturulması”na ilişkin proje teklif aşamasındadır. “Küresel İklim Değişikliğinin İnsan Sağlığı Üzerindeki Etkileri: Türkiye’de son On Yıla Ait Meteoroloji ve Sağlık Verilerine Dayanan Bir Araştırma” başlıklı bir proje teklifi hazırlanmış olup, 25 Aralık 2007 tarihinde Bakanlığımız ile TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Enstitüleri arasında yapılan bir toplantı da sunulmuştur.

47 S.B. Konuya İlişkin FaaliyetleriÇevresel etmenler ve iklim değişikliğinin beden ve ruh sağlığını doğrudan veya dolaylı olarak etkileyeceği kabul edilen bir gerçektir. Afetlerde ve Olağanüstü Durumlarda Travmaya Müdahale ve Psikososyal Destek” içerikli programın oluşturulması çalışmalarına başlanmıştır. Hazırlanmakta olan Sağlık Afet Yönetimi kitabında “İklim Değişikliğinden Sağlığımızı Koruyalım” konusuna yer verilmesi planlanmıştır.

48 S.B. Konuya İlişkin Faaliyetleriİklim değişikliğinin etkilerinden birisi de toplumun beslenme şekline olacaktır. Toplumun sağlıklı beslenmesine yönelik çalışmaların bir bölümü Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü’nce yürütülmektedir. Kanser Savaş Daire Başkanlığı tarafından 1-7 Nisan Kanser Haftası konu başlığı “Çevre ve Kanser” olarak belirlenmiştir. Bu hafta etkinlikleri kapsamında üç günlük program içinde “Çevre ve Kanser” ilişkisinin irdelenmesi planlanmıştır. Kanser Savaş Daire Başkanlığı tarafından 2008 yılı içinde halkın iklim değişikliği ve cilt kanserleri konusunda bilinçlendirilmesine yönelik afiş, broşür hazırlıkları ve eğitim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi planlanmıştır.